Olympus Mons, Güneş Sistemimizin en yüksek dağı!

Merhaba,

Bu günlerde Kızıl Gezegen Mars Dünyamıza oldukça yakın. Hem gözlem hem de fotoğraf çekimi için bu şans uzun yıllar denk gelmeyecek. Bu kadar büyük ve yakın görebilmemiz için bir kaç yıl beklememiz gerekecek. Ben de bu fırsatı kaçırmayarak bugünlerde bol bol Mars çekiyorum. 24 Mayıs akşamı yani Mars tam karşı konumda iken yaptığım çekimden elde ettiğim sonuç beni çok memnun ettiği için sizlerle de paylaşmak istedim. Bugüne kadar çektiğim en iyi Mars fotoğrafı desem sanırım yeridir ama zaten Mars arşivim de öyle aman aman kalabalık değil. Şu bulutlar giderse bu yıl Haziran’ ın sonuna kadar Mars arşivime iyi bir takviye yapmış olacağım…

Mars Opposition 2016 Soft

Fotoğrafta beni en mutlu eden detay ise Güneş Sistemimizin en yüksek dağı olan Olympus Mons‘ u da görüntüleyebilmiş olmam. Mars’ ın ortasında hafif bir sivilce gibi duran o küçük çıkıntı aslında tam 26.400 metre yükseklikteki dev bir dağ… Bu dağ Dünyamızdaki en yüksek zirve olan Everst’ in neredeyse tam üç katı yükseklikte. Fotoğrafta ayrıca Mars Bulutları, Kutup Buzulları ve koyu renkli Mars Kanalları da görülebilmekte…

Gökyüzünüz açık olsun!

Mars ve Satürn

Merhaba,

Nisan ayında çekmiş olduğum Satürn ve Mars gezegenlerine ait 2 çalışmayı paylaşmak isterim. Özellikle Mars ve Dünyamız şu günlerde çok yakın konumdalar. Böyle dönemlerde mutlaka fotoğraf çekimi ya da gözlem yapılmalı.

saturn-rgb%75

Mars her zamankinden çok daha büyük. Çıplak gözle bu fark çok belli olmuyor ama özellikle gece yarısına doğru Doğu ufku üzerinde çıplak gözle o turuncu gezegeni ayırt etmek çok kolay.

mars rgb layer

Fotoğrafta Mars bulutları, dağları ve kutup buzulları görülebiliyor.

Gökyüzünüz açık olsun!

Merkür Geçişinin ardından…

Merhaba,

Bir önemli gökyüzü olayını daha kayıt altına alabilmenin daha da önemlisi şahit olabilmenin, farkında olabilmenin mutluluğu ile yazıma başlamak istiyorum. Merkür Geçişi herşeyden önce uzun zaman sonra gerçekleştirdiğim en aktif gözlem tecrübelerimden bir tanesi oldu. Neredeyse tüm gün, hatta hazırlık dönemini de saysam 1.5 gün boyunca teleskobum, ekipmanlarım ve gökyüzü ile baş başa kaldım. Baştan belirteyim ki klasik blog yazıları gibi kısa bir yazı olmayacak… Bol fotoğraflı, bol detaylı bir yazı çıkarmayı, aslında bir gözlem raporu yayınlamayı planlıyorum. Şimdiden sabrınız için teşekkür ediyorum.

9 Mayıs 2016 Merkür geçişi için zaten günler öncesinden izin yazmıştım. Pazartesi gününe denk gelmesi bu nedenle benim gibi çalışan bir amatör astronom için sorun olmayacaktı. Ama çok daha önemli bir sorunum vardı ki o da maalesef Mayıs ayında Güneş’ in ufuktan çok yükseliyor olmasıydı. Normalde biz astrofotoğrafçılar çekeceğimiz cismin mümkün olduğunca başucu noktasına yakın olmasını severiz. Çünkü cisim ufuktan ne kadar yüksek ise atmosferden o kadar daha az seviyede olumsuz etkileniriz. Sebebi cisimden gelen fotonların atmosferimizde, ufka yakın bir cisme göre daha az bir mesafe kat etmesi ve bu sebeple daha az deforme olmasıdır. Normalde Güneş çok yüksekte diye sevinmem gerekirken, doğal olarak balkondan bu kadar yükseği göremiyor olmam sebebiyle, bu önemli olayı nereden çekebileceğim konusunda ciddi ciddi kafa yoruyordum. Tüm ekipmanları arabaya atıp şehirden biraz uzaklaşmak elbette en basit çözüm ancak tüm gün sürecek bir etkinlik için elektrik vs gibi sorunların her ne kadar akülerim tam dolu olsa da beni tatsız sürprizlerle üzmemesi için farklı bir yol arayışına girdim.

En güzel ve en pratik çözüm, aslında evimin bir üst katı olan bina çatısını kullanmak olacaktı. Ancak güvenlik sebebiyle kilitli olan çatının anahtarını almanın kolay olamayabileceğini düşündüm. Malum memlekette astronomiye bakış açısı belli. Ne yaptığımı dahi anlamayacakları için olumsuz yanıt almaktan çekiniyordum. Sonra, isteyenin bir yüzü karaymış diyerek çaldım yönetimin kapısını ve deli damgası yemeden anahtarı kapmayı başardım. Tabi bir de “başıma bir şey gelirse, damdan aşağı düşersem, sorumlusu benim” şeklinde dilekçeyi imzalayıp teslim etmemi istediler, onu da verdikten sonra artık çocuklar gibi şendim :)

Gözlem öncesi hazırlık amacıyla oluşturduğum “yapılacaklar listem” tek tek tamamlanıyordu. Şimdi sırada yeni aldığım ve ışık geçirgenliği daha önce kullandığım gözlem amaçlı olan Baader ND5.0 Visual Güneş filtresine göre daha fazla olan Baader ND3.8 Photographic filtreme eskisi gibi bir hücre yapmak vardı. Hemen aynı marangoz kardeşimin kapısını çaldım ve fotoğrafta görülen 2 çemberi hafif ama dayanıklı bir malzemeden kestirdim. (Sanırım kontraplak)

Böylece bu görev de tamamlanmıştı. Artık çatıyı keşfe çıkıp kuruluma başlayabilir, hatta geçiş öncesi Güneş üzerinde hangi ekipmanları kullanacağıma ve hangi açılarda (yakın, uzak) çekim yapacağıma karar vermeye başlayabilirdim. Tabi ben teleskobu kurana ve ıvır zıvır işlerle uğraşana kadar akşam olmuştu bile. Geçişin, bir sonraki gün saat 14:12 de başlayacak olmasının rahatlığı ile prova işini bir sonraki güne bırakıp ekipmanın yeni mekandaki fotoğraflarını çekmeye başladım. Açıkçası gittiğim gözlem etkinliklerindeki doğal mekanları saymazsam, hiçbir zaman bu şekilde tüm gökyüzünü görebildiğim bir mekanda teleskobu kurmamıştım. Bu nedenle halen çok mutluyum. Her ne kadar tek seferlik anahtarı almış olsam da ilerleyen zamanlarda ben bu anahtar işini de çözerim :)

E tabi hazır ekipman çatıda beni beklerken onu öylece bırakmak içimden gelmedi ve akşam ilerleyen saatlerde Jüpiter çekmek için çatıya çıktım. Bu yıl Jüpiter ufuktan çok yüksekte olduğu için yeni balkonumdan bu süper gaz devini maalesef çekemiyordum. Fırsatı değerlendirmek için çatıya çıktığımda çok fazla rüzgar olduğunu gördüm. Oturduğumuz Tuzla Aydıntepe bölgesi gerçekten çok rüzgar alıyor. Bölgedeki yüksek tepelerden birine de kurulu olduğu için mahalle daima bir rüzgar altında desem yeridir. Gördüğünüz gibi amatör astronomun dertleri bitmiyor :) NBu rüzgar altında bırakın bir şey çekmeyi, gezegeni kadrajda tutmak dahi imkansız bir konu. Hal böyle olunca, enerjimi ertesi güne saklamaya karar verip, ekipmanı güvenli bir şekilde sarıp sarmayarak yatmaya gittim.

Sabah kalkınca ilk işim çeşitli hava durumu sitelerinden (poseidon, accuweather vb.) bulut ve rüzgarlılık durumuna bakmak oldu. Sabah hava hafif bulutlu da olsa saat 14:00 civarı yani tam geçiş esnasında açık olarak görünüyordu. Ancak sabah neredeyse esmeyen rüzgarın yine tam geçiş sırasında coşmaya başlayacağı da yazıyordu :( Yapacak bir şey yoktu, ben elimden geleni yapıp hazırlığımı yapmıştım. Artık gerisi gökyüzüne kalmıştı… Geçişe saatler kala ekipmanı hazır hale getirmek için çatıya çıktım ve mesaiye başladım. Bir sonraki geçiş 2019 ve 2032 yıllarının Kasım aylarında olacaktı. Kasım’ da hava durumunun izin vermeme olasılığı çok yüksek olduğu için açıkçası çok heyecanlıydım. 2012 yılındaki Venüs geçişini fotoğraflarken yaptığım hatalardan ders çıkarmıştım ve çok daha fazla tecrübe sahibi bir amatör astronom olarak yine de heyecanım doruktaydı. Zaten güzel olan da bu heyecanın hiç kaybolmaması…

Geçiş 14:12 de başlayacaktı ve amacım tam giriş anının bir videosunu kaydetmekti. Sonraki kısımlar için de o günlerde Güneş üzerinde görülebilen lekelerle Merkür’ ün bir hatıra fotoğrafını çekip, akşam Güneş batarken de Sabiha Gökçen havalimanına inen uçakları Güneş’ in önünden geçirmeyi planlıyordum. Çekim planım bu şekildeydi ve planlarım kısmen tuttu diyebilirim :)

Tübitak’ ın hazırladığı geçiş yolunu gösteren çalışma

Yeni Güneş Filtremi teleskoba takıp, elimdeki diğer renk filtrelerini de kameramın önünde takarak görüntü nasıl oluyor onu deniyordum. Her filtre ışığın farklı bir dalga boyunu süzdüğü için görüntüdeki detaylarda bir birinden farklı oluyorlardı. Testler sonucunda Astrodon marka Kırmızı (R) ve Yeşil (G) filtrelerin en iyi sonucu verdiğini gördüm. Yeşil filtre biraz daha gönlümü çaldı aslında. Çekimleri onunla yapmaya karar verdim.

Geçiş 1-1,5 saat kala bulut durumu pek de ümit vermiyordu. Fotoğraftaki gibi ince bir tabaka gökyüzünü kapladığı gibi, Güneyden, Bursa semalarından da sevimsiz, yoğun bulutlar yaklaşıyordu.

Dediğim gibi gökyüzüne güvenmekten başka yapacak birşeyim yoktu. Ben hazırdım, Merkür ve Güneş de hazırdı :) Bulutların insafına kalmıştık. Türkiye’ nin farklı bölgelerinde bu olayı görüntülemek için pusuya yatmış diğer amatörlerle sürekli bir telefon trafiği ile birbirimize bilgi aktarıyorduk Güneydekiler havanın açtığını haber veriyorlardı. Demek ki kısa bir bulutluluk ardından burada da hava tam anlamıyla açacaktı çünkü rüzgar Güney’ den esiyordu.

Ve beklenen an yaklaşmış, saatler 14:00 gelip çatmıştı. Son 12 dk içine girmiştim. Ne kadar hazır olsam da nadir bir gök olayına şahit olacak olmam sebebiyle kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. :) Bir aksilik olma ihtimali, bilgisayarın durduk yere bozulma riski, akünün çat diye bitme riski aklımdan geçip duruyordu. Bunların hepsi için önlemimi günler öncesinden almama rağmen yine de heyecan doruktaydı. Ve saatler 14:12′ ye vurduğunda Merkür Gezegeni Güneş’ in çeperinden kendini belli etmeye başlamıştı. Video boyutlarının çok yüksek olması sebebiyle, biraz küçülmüş haliyle giriş anını görebileceğiniz bir videoyu paylaşıyorum. Biraz sabırlı olursanız ya da sabredemez ileri sararsanız sol alttan sahneye giren Merkür’ ü görebilirsiniz.

Gün boyunca yaklaşık 140 GB’ a denk gelecek kadar tahmini 40-50 adet video aldım. Maalesef büyük bölümü rüzgar sebebiyle aşırı hareketli ve bu nedenle bunları işleyip düzgün bir sonuç çıkartmak çok zor. Rüzgar sebebiyle de zaten büyütme faktörünü çok fazla arttırıp yakın çekim yapamadım. Daha doğrusu büyütme yaptıklarım sadece hatıra olarak kalacak, güzel bir fotoğraf çıkartmak çok zor.

Ekran Resmi 2016-05-19 11.58.03

Ancak içlerinden en iyi bulduğum 2 tanesini işledim ve açıkçası bu sonuçlar benim için yeterli ve tatmin edici sonuçlar oldu. Umarım siz de beğenirsiniz. İlkinde giriş anının hemen ardından çektiğim ve Güneş’ in küreselliğinin de belli olduğu bir açıda, diğerinde ise Güneş lekelerinin de görülebildiği bir açıda Merkür’ ün görebiliyoruz. Güneş’ in yüzeyindeki detayı bu kadar iyi alabilmemin sebebi olarak hem daha çok geçirgenliği olan ND3.8 filtreyi hem de Astrodon Yeşil (G) renk filtresini görüyorum. ASI120MM kameram ile daha önce Güneş çekip çekmediğimi hatırlayamadığım için o faktörün etkisinden şimdilik emin değilim.

13198383_168635296867633_1207434236006698323_o

13147369_168635226867640_6576359706134434153_o

Geçiş sonrası 2. gün akşam oturup tüm videoları tek tek izledim. Kiminden kuşlar da geçmiş :) Ayrıca Merkür’ ün Güneş Lekelerinin yakınından geçtiği çok sayıda video var. Belki bunlardan bir animasyon da yapabilirim ilerleyen günlerde…

Geçişin sonlarında doğru yani Güneş batmaya yakın eşim de gözlem etkinliğime katıldı. Onunla birlikte bu sefer gözlem yapılabilen filtremizi takıp geçişi gözle izlemeye devam ettik. Açıkçası işin gözlem tarafı da çok çok keyifli idi. Yaklaşık yarım saat kadar bu şekilde gözlem yaptık.

img_0735

Ve benim için bir hırsa dönüşen, Güneş’ in önünden geçen bir uçağı çekebilme konusu için vakit gelmiş, Güneş ufka yaklaştığı için Sabiha Gökçen Havalimanına inen uçakların yaklaşma seviyesine kadar inmişti. Sabırla 4-5 uçağın inmesini bekledikten sonra nihayet Güneş tam olması gereken yüksekliğe inmiş ve beklenen an gelmişti. Sonrasında olanlar için sözü videoya bırakıyorum :

Muhteşem bir video olmuştu ancak maalesef tam o sırada Güneş’ in önündeki bulutlar sebebiyle Merkür ve lekeler görünmez olmuştu. Olsun ne yapalım… Kısmet! Günün sonunda harddiskimde bu önemli olaya ait kayıtlar, hafızamda gözlerimle gördüğüm geçiş anına ait süper görüntüler, hoş anılar, inanılmaz bir yorgunluk ve tüm gün Güneş altında kalmam sonucu esmerleşmiş bir tenle evimize döndük. :)

Umarım sizlerde bir şekilde bu geçişi gözlemleme fırsatı bulmuşsunuzdur. Bulamayanlar için neler olup bittiğini bir amatör astronomun gözünden elimden geldiğince detaylıca aktarmaya çalıştım.

Gökyüzünüz açık olsun!

Görüşmek üzere…

 

 

 

Merkür Geçişi’ de geldi çattı!

Evet yarın önemli bir gök olayına Merkür Geçişine şahit olacağız. İstanbul için hava hafif bulutlu izleniyor. Rüzgar da bir miktar beni zorlayacak gibi.


Bu geçişi balkondan izlemem mümkün değildi. Malum balkonun tavanı Güneş’ i görmemi engelleyecekti. Bu nedenle oturduğum binanın çatısını bu geçiş için açtırdım. :) Fotoğraftan da görüleceği üzere geçişe hazırım!

Bu geçiş için ayrıca mevcut güneş filtremi de değiştirdim. Elimdeki filtre gözlem yapmaya da müsaade eden Baader White Light ND5.0 diye geçen filtre. Yeni aldığım ise daha fazla Güneş ışığı geçiren ama gözlem yapmaya müsaade etmeyen -YAPARSAM GÖZÜM CİDDİ ZARAR GÖRÜR- ND3.8 model filtre. Bu yeni filtrem için de eskisine benzer bir ahşap bir filtre hücresi yaptım


Hazır çatıya çıkabilmişken bu sezon balkondan maalesef çatı sebebiyle göremediğim Jüpiter’ i de çekeceğim.

İlerde evimi değiştirirsem ve şartlar el verirse ya mutlaka bahçeli ya da teraslı bir daire tutacağım. Şu teşkilatı çatıya çıkarabilmek bile beni ne kadar mutlu etti anlatamam! :)

Gökyüzünüz açık olsun.

Merkür Geçişi’ ne hazırlanıyoruz!

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba!

Gelecek ay içinde çok önemli bir gök olayına şahit olacağız.Hazırlık yapmamız için şimdiden haber vermek istedim; malum 9 Mayıs 2016 Pazartesi günü Merkür Gezegeni Güneş’ in önünden geçecek ve Türkiye’ den de izlenebilecek. İstanbul’ a göre saat 12:50 civarı geçiş başlayacak, geçiş bitmeden Güneş batacağı için gezegenin Güneş diskinden çıkışını göremeyeceğiz.

Güneş filtresi olmayanlar şimdiden filtre siparişlerini versinler ki kargosu ancak gelir. Satın alabileceğiniz bazı sitelerin linklerini aşağıda veriyorum;

 
https://www.optcorp.com/astrozap-solar-film-250mm-x-250mm-visual-az-1030.html

http://agenaastro.com/baader-astrosolar-film-visual-nd-5.html

http://www.amazon.co.uk/Baader-Astro-Solar-Film-Sheet/dp/B004SN02TO
http://astrosolar.com/en/
Filtre yapmak isteyen isteyen arkadaşlar topluca sipariş verip ya da bir büyük boy 25 cm lik filtreden alıp kesip bölüşebilirler. Biz eskiden öyle yapardık :)
Temin edeceğiniz filtreyi nasıl kullanacağınızı da daha önce paylaştığım Güneş Filtresi Yapımı başlıklı yazımda bulabilirsiniz. 

Filtreler, photographic ve visual diye ikiye ayrılıyor. Visual ile gözlem de yapabilirsiniz fotoğraf da çekebilirsiniz. Ben hep visual kullandım bu vakte kadar ve gayet başarılı fotoğraflar da çekebildim.  Ama photographic alırsanız geçirgenliği daha fazla olduğu için fotoğrafçılıkda daha iyi sonuçlar alırsınız ama gözlem yapamazsınız, YAPARSANIZ GÖZÜNÜZE ZARAR VERİR ve RETİNANIZI YAKARSINIZ…Aman dikkat! 

Geçiş yaklaştıkça daha detaylı bilgiler de paylaşmaya devam edeceğim. 

Keyifli gözlemler, gökyüzünüz açık olsun!

Karşı Konumdaki Satürn 2015

Yine uzun bir aradan sonra herkese merhaba. Bu kez ara vermemin sebebi astronomi hayatım açısından biraz daha faydalı oldu diyebilirim. Ev taşıdım desem sanırım bunun ne kadar meşakkatli bir iş olduğunu taşınanlar iyi bilecektir. Bu durumun astronomi açısından bana faydası ise yeni evin artık çok daha büyük bir balkonu olması oldu :) Henüz tüm teşkilatı yerleştirmesem de teleskobumun yeri kabaca fotoğraftaki gibi olacak. Her zaman olduğu gibi balkon tam olarak Güneye bakıyor :) Bu sayede tüm Güneş sistemi cisimleri balkonumun önünden tören geçişi yapacaklar. Eğer dünyanın Güney yarı küresinde bulunan bir evde oturuyor olsaydık bu sefer de Güneş Sistemi Cisimlerini görebilmek için balkonumuzun Kuzey’ e bakması gerekecekti.


Her ne kadar balkonun tavanındaki dış cephe kaplamasının uzantısı yüksekteki cisimleri görmemi zorlaştıracak olsa da bu durumdan tek etkilenecek gezegen şu sıralar çok yükseklerde gezinen Jüpiter olacak… Ay, Saturn, Mars, Güneş ve diğer hedeflerimde bir sorun yaşamayacağımı umuyorum.  Herşeyden önemlisi ve en güzeli ise teleskobu sabit olarak sürekli balkonda bırakabilecek olmam. Çekim sırasında eski küçük balkonlarımda yaşadığım yer darlığı sorunu da burada artık karşıma çıkmayacak. Bakınız aşağıdaki fotoğrafta Kurtköy’ deki geniş (!) çalışma ofisimi görebiliriz :)

Photo 20.06.2013 22 40 41 kopya

Taşınmanın etkilerini üzerimden atmaya başlamamla birlikte yakın zamanda eski balkonumda çektiğim ama paylaşamadığım bir çalışmamı da artık paylaşmanın vakti geldi de geçiyor.

Gezegen fotoğrafçılarının çok iyi bildiği üzere Dünyamızın Güneş etrafındaki hareketinin bir sonucu olarak yılda bir kez yörüngeler Güneş-Dünya-Gezegen olacak şekilde dizilirler. Astronomide bu dizilişe Karşı Konum adı verilir. Aman hemen panik yapmayalım. “Yörüngeler diziliyor” yazarak hurafecilere malzeme vermek değil amacım :) Bu dizilişin en iyi tarafı Dünya’ dan daha uzak yörüngedeki (Mars ve ötesi) gezegenlerin yüzeylerinin, Dünyadan bakan bir gözlemciye göre tam olarak aydınlanmasıdır. Hedefin her tarafının tam olarak aydınlanmış olması da (estetik amaçlı olarak ışığın farklı açılardan geldiği çalışmalar yapmak istemiyorsak) fotoğrafçılık tekniği açısından istenen bir durumdur.

Karşı konum sırasında hava da müsaade ederse gerçekten detaylı sonuçlar almak mümkün oluyor. Ne kadar yoğun olursam olayım karşı konumların tarihini elimdeki programlar ya da internetten mutlaka öğreniyor ve o gün mutlaka çekim yapmaya gayret ediyorum. Karşı konumun bir hafta öncesi ve bir hafta sonrası da çekim için uygun tarihlerdir. Yani öyle tam o gün çekmemiz şart diye bir durum söz konusu değil.

En güzel gezegen Satürn için bu durum Haziran ayının başında gerçekleşti. Şans mıdır yoksa İstanbul’ un Pendik bölgesinde Mayıs Haziran aylarında atmosferik görüş hep iyi mi oluyor nedir bilmiyorum ama geçen karşı konum döneminde de aldığım kayıt gerçekten güzeldi. Sonuç beni tatmin etti diyebilirim.

Sat_opposition_2015-05-30-2022_9_webjpg

Kullandığım kamera siyah beyaz kayıt alan bir kamera. Kameramın önüne renk filtreleri ekleyerek her renk için ayrı ayrı kayıtlar alıyorum. Her renk farklı dalga boyunda ışıma yaptığı için de filtrelerin gezegen üzerinde ortaya çıkarttığı detaylar farklı oluyor.

Photo 03.08.2012 21 49 28

Bu farklı kayıtları birleştirerek de ortadaki renkli sonucu elde ediyorum. Elbette renkli bir kamera ile de kayıt alıp daha az yorulmak mümkün. Ancak eşit büyüklükteki sensöre sahip renkli ve mono kameralar arasındaki çözünürlük farkı sebebiyle renksiz (mono) kamera ile daha yüksek çözünürlüklü sonuç almam mümkün oluyor. Ama bende bu işe bir renkli kamera ile başlamıştım ve 1-2 yıl da bu şekilde çekimler yapmıştım. İşi öğrenirken renkli kamera ile çalışmak kesinlikle büyük kolaylık.
2015 yılında hem fotoğrafçılık, hem gözlem hem de görüntü işleme tarafında kendimi çok geliştiremedim, astronomiye çok vakit ayıramadım. Havaların çok kötü olması bunda büyük pay sahibi olsa da elime geçen fırsatlarda da tembellik yapmadım dersem yalan söylemiş olurum… Umarım yeni balkonumda ve yılın kalan bölümünde hobime çok daha fazla vakit ayırıp gökyüzünün güzelliklerini sizlerle daha fazla paylaşabilirim…
Gökyüzünüz açık olsun!

Gökyüzünün en güzeli Saturn

Bu yıl Saturn o muhteşem halkalarını tüm güzelliği ile gözler önüne serecek. Yörünge açılarımız arasındaki fark nedeniyle bakış açımız halkaları biraz daha yatık görmeye elverişli hale geliyor. Ben de 23 Mayıs gecesi kötü havalara ve hayat koşturmacasına meydan okudum ve gökyüzünün en güzelinden bir kareyi ölümsüzleştirdim. Tabi kare dediğimi bakmayın, gezegen fotoğrafçılığında önce video çekip ardından bunu çeşitli yazılımlar yardımıyla fotoğraf haline getiriyoruz. Bunun sebebi atmosferimizin sürekli hareket halinde olması ve bize çok uzaklardan gelen ışığı eğip bükmesi… Yüksek hızda video çektiğimiz zaman atmosferin nadiren sakin olduğu o bir kaç anı yakalayıp ardından bu anlardaki gezegen görüntülerini üst üste bindiriyor yani istifliyoruz (stacking)

Belki çektiklerimin en iyisi değil ama yine de 2015′ in ilk eli yüzü düzgün Saturn fotoğrafı olması sebebiyle paylaşmak istedim. Umarım bu yıl daha iyilerini çekebilirim.