Jüpiter karşı konuma yaklaşırken

Biz bitti demeden bitmez! :)

Bakmayın 2 yıla yakındır yazmadığıma… Aslında her gün bloguma girip ben de sizin gibi bakıyorum ama tabi benim bakmak dışında birşeyler de üretmem gerekiyor… Hem “her şey çok detaylı ve güzel olsun” hastalığımdan hem iş güç yoğunluğu hem de bu arada güzel bir kız çocuğu sahibi olduğum için :) olsa gerek buraya hak ettiği önemi veremedim. Sanmayın ki bundan sonra vereceğim, hayır! yine veremeyeceğim :) o yüzden beklentiyi düşük tutalım lütfen! Hatta bu yazıyı yazmaya bile son anda karar verdim…

20158073_399327463798414_1678908939386307077_o

Kızımın biraz büyümesi ile birlikte ben de artık sahalara döneyim dedim ve teleskobumu balkonda kurulu bırakmaya karar verdim. Bu sayede istediğim zaman hızlı bir şekilde gözleme hazır olabileceğim. Güneş ve yağmurdan etkilenmemesi için de brandacıdan su ve güneş ışığı geçirmeyen bir koruma kılıfı yaptırdım.

 

Bu sistemi sadece fişe takıp kamerayı da bilgisayarıma bağlayarak çekime hazır oluyorum. En fazla 5 dk diyelim.

 

Mayıs ayının sonlarına doğru Güneş-Dünya-Jüpiter dizilimi doğrusal bir şekilde gerçekleşecek ve gaz devi Jüpiter’in tüm yüzeyi aydınlanmış olacak. “Karşı konum da nedir?” diyenler lütfen buraya buyursunlar… Fakat bu tarihin 20 gün önce ve sonrası da çekim için harika zamanlardır. Geçmişte çektiğim karşı konum fotoğraflarımın tamama yakını çektiğim diğer fotoğraflara göre daha başarılı olmuştur. Sözün özü bu dönemden de beklentim yüksek…

Bundan yaklaşık 1 hafta önce çektiğim Jüpiter çalışmasını da bu uzun hasret dönemine son vermek için hızlıca sizlerle paylaşıyorum.

Bu kareyi elde etmek için yaklaşık 1.5 saat video çektim. 10 dk ara ile 12 video kaydettim ki aşağıdaki gibi gezegenin dönüşünü sizinle paylaşayım. :)

Animation1

 

1.5 saatte aşağı yukarı bu kadar dönen Jüpiter bir tam dönüşünü yani 1 Jüpiter gününü 9 saat 55 dk 41 sn de tamamlıyor. Ayrıca Jüpiter’in dev kütlesi nedeniyle yüzeyindeki bir kişinin ağırlığı Dünyadaki ağırlığına göre 2.53 kat daha fazla olacaktı!!! Hem günler kısa hem de kilo problemi yaratan bu gezegene böyle uzaktan bakmak sanırım en iyisi…

Bu kaydı 28 cm aynalı teleskop (Celestron c11edge hd), zwo asi224mc renkli gezegen kamerası, 2x televue powermate (teleskobun odağını büyütmeye yarayan = görüntüyü kaliteden ödün vermeden büyüten bir araç), zwo adc (atmosferde ışığın kırılıp renklerin farklı noktalarda odağa varmasına neden olan hatayı telafi eden sihirli bir aparat ama ben kullanmayı henüz tam olarak öğrenemedim) ve baader iruv (infrared-ultraviyole) engelleyici filtre ile çektim.

Her bir kare için 3 dk (180 sn) video çektim. Saniyede 45 kare toplayarak bir videoyu ortalama 7000-8000 frame ile tamamladım. Bunların da en iyi %25′ ini kullanarak bu sonuçları elde ettim.

Bu işle çok ilgilenmeyenler için çok karmaşık geleceğine eminim… Beni şimdilik affedin çünkü ilerde mutlaka bu işleri nasıl yaptığımı sizlerle yine bu platformdan paylaşacağım. Sabredemezseniz bana aşağıdaki yorum bölümünden acil olarak ulaşabilirsiniz :)

Ayrıca yine eksik gördüğüm bazı noktalar  bulursam ki kesin bulurum bu yazının altına “ek” notu düşerek yazıyı daha da detaylandırabilirim muhtemelen… Siz ara ara bir göz atın olur mu?

Ayrıca sanmayın ki ben bu arada hep yattım, tembellik yaptım. Hayır! o kadar da değil, benim için gezegen çekmeye kıyasla daha kolay işler yaptım. Mesela Ay’ın önünden ne geçiyorsa çektim ki onları da ayrı bir yazı konusu olarak paylaşacağım fakat siz balkondanevrene takipçilerine özel olarak ufak bir teaser vereyim :)

8a418677-c73b-47ed-9fdf-bea09c03cfc9

Şu videoda dikkat ettiyseniz Ay, parçalı tutuluyor!!! Sağ alt köşedeki Dünyamızın gölgesi gözden kaçmasın lütfen…  Yani yatmadık! :) Hepsini anlatacağım, söz…

Bu uzun arayı telafi edecek kalitede olmasa da sizlerle paylaşmaktan keyif alacağım bir çalışmayı ve tecrübemi paylaşmanın mutluluğu ile hepinize tekrar merhaba!

Gökyüzünüz açık olsun!

Seeing 6 – Burak 0! Ya da Bir Gezegen Fotoğrafçısının çilesi…

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba! Uzun bir ara yazarken vicdanım hiç sızlamadı çünkü her ne kadar haftalık olarak bir şeyler paylaşmak istesem de yazının içinde mutlaka yeni bir fotoğraf olsun diye uğraştığım için bu kadar arayı açtık… Sebebi de biz Gezegen Fotoğrafçılarının hem en iyi dostu en en belalı düşmanı olan atmosfer… Adamlar boşuna atmosferden kurtulmak için uzaya Hubble Teleskobunu göndermemişler…

4. seneme girdiğim Gezegen fotoğrafçılığında ard arda tam 6 gün çekim yaptığım hiç olmamıştı. Geçtiğimiz hafta (17-23 Mart 2014) havalarında güzel olmasını fırsat bilerek ve Jüpiter’ in de uygun saatlerde yani akşam 20:00-21:00 gibi görüş açıma girmesinden dolayı her akşam çekim yaptım. Ancak elle tutulur bir tane bile güzel fotoğraf çıkartamadım bu kayıtlardan. Çünkü her ne kadar başınızı gökyüzüne kaldırıp baktığınızda yıldızlar pırıl pırıl görünse de (buna geçirgenlik-transperancy diyoruz) maalesef teleskop ile bakıldığında tam bir kaynayan yumurta görüntüsü aldım. Bu benzetme aslında tam oturdu. Bir tencerede kaynayan yumurtaya baktığınızı düşünün…

Neyse sözü fazla uzatmadan, size “ne çektiğimi” daha iyi anlatabilmek adına hazırladığım aşağıdaki esere(!) göz atmanızı öneriyorum :)

Elde malzeme olmayınca insan kendini böyle işlere vuruyormuş, idare edin…

Gökyüzünüz açık, seeinginiz 5/5 lik olsun…

Edit: İnsan sitesinin adresini bile yanlış yazar mı? Defalarca kontrol etmeme rağmen 2 yerde yerde yaptığım imla hatası gözümden kaçmış, affola…

Jupiter ve uydusu Callisto

Merhaba, geçen hafta sonu çektiğim 9 set Jüpiter videosu üzerinde çalışmaya devam ediyorum. Biz Gezegenciler, belki de tüm astrofotoğrafçılar biraz garibiz doğrusu. Çektiğimiz fotoğrafları/videoları hızlıca işleyip hemen paylaşmak, yorumları ve eleştirileri, güzel yorumları almak isteriz. Bazen böyle acele ile iş yaparken de Post Processing dediğimiz fotoğrafı/videoyu işleme kısmına yeterince zaman ayırmayız. Ki fotoğrafı işleme bölümü en az teleskop başında görüntüyü çekmek kadar hatta daha bile önemlidir. Bunu bildiğim için artık böyle yapmamaya çalışıyorum. Gerekirse bir data üzerinde 1 hafta, hatta bazen içim rahat etmez ise aylar önce çektiğim bir çalışmaya tekrar geri dönüyorum ve tekrar tekrar işliyorum.

Aslında bu Cumartesi gecesi İstanbul’ da hava açıktı hatta pırıl pırıldı. Yine bu hafta da çekim yapacaktım ama gel gör ki hiç huyum olmamasına rağmen uyuya kalmışım :( Yani anlayacağınız eski datalara yüklenmeye devam :)

Çektiğim 9 setlik Jüpiter videolarının bazılarında uydu Callisto’ yu da kadraja almıştım.Hatta bu zamana kadar aldığım en net ve sınırları, küreselliği belli uydu çekimi olmuştu.Demek ki netlemeyi iyi yapmışım yoksa bu uyduların bu şekilde çıkabilmesi mümkün değil. Gezegen fotoğrafçılığı yaparken netleme yapmak için amatör astronomlar bir çok yöntem kullanırlar. Kimisi yazılım ve donanım birlikte çalışan sistemler kullanarak bu işi otomatik yaparken, kimi de benim gibi manuel netlemeye çalışır. Eğer seeing müsaade ederse ve Jüpiter çekiyorsanız gezegenin uydularını referans alıp netlemenizi yapabilirsiniz. Uydu net ise gezegeninizde nettir demektir. Ve bu çok sağlıklı bir yöntemdir. Bunu yaparken kullandığım çift hızlı Feather Touch marka focuserinde payını yabana atmamak lazım…Bu sayede hassas bir şekilde netlemeyi yapmak mümkün oluyor.

Wikipedia’ da yazan bilgilere göre; Callisto, Jüpiter’in doğal uydularından biridir. Büyüklükte Jüpiter’in uyduları arasında ikinci, Güneş Sistemi’ndeki tüm uydular arasında üçüncü sırayı alır. 1610 yılında Galileo Galilei tarafından bulunmuş, ve o dönemde tanımlanan 4 Galilei uydusu içinde gezegene en uzaktaki olması nedeniyle Jüpiter’in ‘IV’ numaralı uydusu olarak adlandırılmıştır.Güneş Sistemi’nde, üzerinde en çok krater bulunan gök cismidir. Yüzeyi son 4 yılda hiç değişmemiştir.

Callisto’ dan detay alabilmek ve detayı gösterebilmek için görüntüyü biraz büyütmek gerekiyordu. Bu nedenle aligment (hizalama) ve stacking (istifleme) işlemlerini 1.5x drizzle özelliğini açık tutarak yaptım. Nihai sonucu ise %90′ a indirgeyerek birazcık hile yaptım :) Böylece görüntü biraz daha keskinleşti. Bunun yanında İstifleme işlemini 2 kez yaptım. Bir tanesinde gezegeni, diğerinde ise sadece uyduyu referans alarak işlemi tamamladım ve iki sonucu Photoshop yazılımı üzerinde birleştirdim.

2014-01-11-2354_6-BY-LRGB-AI-PS-Katmanlı

Çıkan sonucu incelediğimde uydu Callisto üzerinde detay olduğu çok rahat belli oluyor. Tabi burada bir hataya düşmemek gerek. O hata da işlemeden kaynaklı “artifact” dediğimiz, görüntü işleme yazılımların eklediği ve aslında orada olmayan dataların görüntüye ilave edilmesi sonucu da oluşmuş olabilir. Belki de detay sandığımız şey suni bir veri. Bunu test etmek için Callisto’ nun o anki durumunu bize gösteren yazılımlar ile bizim sonucu karşılaştırmamız lazım. Bu karşılaştırmayı yaptığım zaman uydu yüzeyinde görülen bir çok detayın benim sonucum ile hemen hemen aynı yerlerde aynı parlaklıklarda olduğunu görüyorum.

Callisto - Jupos Karşılaştırma

Çalışmama yapabileceğim bir eleştiri uydunun işleme sırasında biraz küreselliğini kaybetmesi. Daha pürüssüz yuvarlak olması gerekirdi. Belki ilerleyen zamanlarda tekrar işleyerek bunu yapabilirim. Tabi bunda görüntüyü önce 1.5x sonrada detayı görebilmek için %200 büyütmemin etkisi de var. Bu kadar büyütünce elbette tüm kusurlarda ortaya çıkıyor. Ama ilk detaylı uydu çalışmam olduğunu düşündüğümde sonuç bence geçer not alacak kadar iyi. Önümüzdeki maçlara bakacağız artık… :)

Gökyüzünüz açık, uydunuz bol olsun!

Jüpiter 2014 sezon açılışı

2013 yılı çalışmalarıma baktığımda, Satürn karşı konum fotoğrafı ve son aylarda çektiğim bir kaç Ay fotoğrafı dışında maalesef çok verimli geçmedi. Hem havalar çok kötüydü hem de bir türlü zaman yaratıp çekim yapamadım. Daha doğrusu istediğim kadar çekemedim diyelim…

2014 yılında bunun olmasına müsaade etmeyeceğim diyerek yıla başladım. Hatta sırf teleskobu kurup kaldırmaktan üşenmeyeyim diye kundak ve optik tüpü balkonda bırakıp üzerini örtüyorum. Bu aynı zamanda aynanın ortam sıcaklığına ulaşması konusunda da ciddi avantaj sağlıyor.

11 Ocak Cumartesi’ yi Pazar’ a bağlayan gece önce Ay, sonra da Jüpiter çekmeye karar verdim. Ay fotoğraflarını ayrıca paylaşacağım. C11 Edge HD ile ilk düzgün Jüpiter çalışmam oldu bu aynı zamanda. Gece boyunca 8 set (bir set Infrared, kırmızı, yeşil ve mavi ışığı daha doğrusu dalga boyunu geçiren fü4 filtre şle çekimden oluşuyor) Jüpiter videosu çektim. Callisto’ da gecenin ilerleyen saatlerinde kadraja girdi.

Burada Callisto’ nun da olduğu ve IR dalga boyunu geçiren filtre ile çekilmiş bir animasyonu görebilirsiniz. Açıkçası daha önce bir uyduyu bu kadar küresel ve net çekememiştim. C11 Edge HD teleskobun aynası, Orion 10″ Newtonian’ ın aynasından sanırım çok daha kaliteli… Üzerine tıklarsanız gerçek boyutta izleyebilirsiniz.

Jup and Callisto IR animation

Jüpiter bu yıl oldukça yükseliyor. Maksimum 71 derecelere çıkan gezegeni maalesef balkonda çalışmam ve bu balkonun da bir tavana sahip olması nedeniyle(!) :) bu kadar yüksekte iken çekemiyorum. Benim görüş alanıma biraz batıya yaklaştığında 55-60 derecelerde iken girebiliyor. Bu da fena bir yükseklik sayılmaz ama elbette bir 71 derece değil…

8 set videoyu işlemeyi henüz tam olarak bitiremedim ancak ilk sonuçları paylaşmak ve blogumun 2014 yılındaki ilk yazısını paylaşmak içim biraz acele etmekten sanırım bir zarar gelmez :)

2014-01-11-C11-ZWO-Web

Bu vesile ile tüm gökyüzü sevdalılarının 2014 yılını kutlarım …

Jüpiter Büyük Kırmızı Leke (GRS)

İyi sabahlar :)

Jüpiter’ in o güzel kırmızı lekesi maalesef gezegenin ufuktan makul yüksekliklere ulaştığı anda gezegenin arkasına geçiyor. Bir süre daha katlanacağız bu duruma. Ben de bu güzel lekeyi bu yıl hiç çekmediğim için gezegen alçakta da olsa bir deneme yapmak ve Gezegen 26 derece yükseklikte fokur fokur kaynarken tarihe not düşelim istedim

Jüpiter ve uydusu Io

Merhaba;

Uzunca bir süredir görüntü işleme-kayıt alma tekniğimi geliştirmeye çalışıyorum. Artık bir noktada takılmış ve ilerleyemez olmuştum… Araştırmalarım, denemelerim sonucunda nerede hata yaptığımı nihayet buldum! 2 yıldır ciddi bir hata ile devam ediyormuşum meğer. Geçmişe üzülmek yerine geleceğe daha umutlu bakmak ve kazanılan tecrübeleri ilerleyen dönemde etkili olarak kullanmak bir amatör astronom için çok önemlidir. Eğer bu zihin yapısı ile olaylara yaklaşmazsanız zevk için yaptığınız bu güzel hobi insana eziyet vermeye başlar.

Sözü uzatmadan farkı bir fotoğraf ile sizlerle paylaşmak istiyorum. Bundan sonra gelecek fotoğraflar eminim hepimizi daha çok mutlu edecek.

Jüpiter Sezon Açılışı ve Venüs Bulutları

Merhaba;

Bu sıralar Gezegenlerin konumları itibariyle akşam işten geldikten sonra fotoğraf çekmek çok zor. Satürn ve Mars artık Güneş battığında çok alçakta oluyorlar. Jüpiter ve Venüs ise ancak sabaha karşı ufuktan makul yüksekliğe ulaşabiliyorlar. Fotoğrafçılığı çok özlediğim için bu sabah normal kalkış saatim olan 06:00′ dan bir saat daha önce uyanarak Jüpiter ve Venüs’ ü fotoğraflamak istedim. Bir gün öncesinde de yağmur yağdığı için havanın temiz olacağını tahmin ediyordum. Seeing (atmosferik görüş) çok iyi olmasa da hava yağmurun da etkisiyle temizdi. Ben bu durumu en çok deniz kenarında giderken test ediyorum. Genellikle Yalova tarafında kalan tepeler sıradan günlerde görülmüyor. Ancak yağmur yağdıktan sonra bu tepeler çok net seçilmeye başlıyor. Yatay olarak temizlenen hava illa ki dikey olarak da temiz olacaktır.

Çektiğim Jüpiter için aşağıdaki sonucu aldım. Beni çok tatmin eden bir sonuç olmasa da sezon açılışı için fena sayılmaz. Kolimasyonumun teleskobun pozisyonunun değişmesiyle birlikte bir miktar bozulduğunu düşünüyorum. Zira kolimasyon yaparken teleskop tam başucu noktasına bakıyordu. Çekim pozisyonunda ise doğuya doğru bakan teleskop 45 derecelik bir açı ile yatmıştı. Sanırım gece yatmadan önce kolimasyonu yaptıktan sonra sabitleme vidalarını sıkmamış olabilirim. Ancak emin değilim. Bunu daha sonra test edeceğim.

Gece yatmadan önce teleskobumu kurduğum için sabah uyandığımda yalnızca yüzümü yıkayıp kendime geldim ve kundağı çalıştırdım. Telrad-Bulucu-Mercek hizalamasını yaptığım için Telrad ile Jüpiter’ i ortaladığımda ekranda gezegeni hemen farkedebildim. Uydularını noktasal hale getirecek şekilde netleme yapsam da içim rahat etmeyerek bahtinov maskesini kullanarak da netlememi kontrol ettim ve bir miktar daha iyileştirdim. Bu kontrolü Venüs için yapmadım. Ekranda net olduğu bir noktada çekim yaptım.

Venüs gezegeni kalın ve yakıcı bir atmosfere sahip. Atmosferinden yansıyan Güneş ışıkları nedeniyle de çok parlak. Bu gezegeni fotoğraflarken bulutlarından başka bir detayı yakalamak maalesef mümkün değil. Bu bulutlarda Ultraviyolet dalga boyunda ışıma yaptığı için detay alabilmek adına mutlaka bir UV geçiren diğer dalga boylarını kesen bir filtre kullanmak gerekiyor.

Geçtiğimiz aylarda sevgili Sedat Bilgebay ağabey’ im benim için ABD’ den Astrodon marka UV filtre getirmişti. Sanırım 3. kez kullanıyorum ve Venüs geçişinde görüntüyü mahveden bu filtre bu kez işin hakkını verdi gibi görünüyor. Ekrandakiler eğer kameradan kaynaklı bir hata değilse mutlaka Venüs Bulutları olmalı :) Bu nedenle çok mutluyum. Güneş sistemindeki bir challenge daha başarıyla tamamlanmış oldu benim için.

Venüs’ ün bulutlarını daha da belirgin hale getirmek için görüntünün negatifini aldım. Böyle bakıldığında bulutlar daha da belirgin hale geliyor.

Özetle sabah bir saat daha erken kalkmama değecek sonuçlar elde ettim. Ne demiş atalarmız; ” Erken kalkan yol alır”…

Görüşmek üzere…

Yazıya ek (04.08.2012): Venüs fotoğrafını elde ettiğim videoyu da yazıya ekliyorum