Jüpiter karşı konuma yaklaşırken

Biz bitti demeden bitmez! :)

Bakmayın 2 yıla yakındır yazmadığıma… Aslında her gün bloguma girip ben de sizin gibi bakıyorum ama tabi benim bakmak dışında birşeyler de üretmem gerekiyor… Hem “her şey çok detaylı ve güzel olsun” hastalığımdan hem iş güç yoğunluğu hem de bu arada güzel bir kız çocuğu sahibi olduğum için :) olsa gerek buraya hak ettiği önemi veremedim. Sanmayın ki bundan sonra vereceğim, hayır! yine veremeyeceğim :) o yüzden beklentiyi düşük tutalım lütfen! Hatta bu yazıyı yazmaya bile son anda karar verdim…

20158073_399327463798414_1678908939386307077_o

Kızımın biraz büyümesi ile birlikte ben de artık sahalara döneyim dedim ve teleskobumu balkonda kurulu bırakmaya karar verdim. Bu sayede istediğim zaman hızlı bir şekilde gözleme hazır olabileceğim. Güneş ve yağmurdan etkilenmemesi için de brandacıdan su ve güneş ışığı geçirmeyen bir koruma kılıfı yaptırdım.

 

Bu sistemi sadece fişe takıp kamerayı da bilgisayarıma bağlayarak çekime hazır oluyorum. En fazla 5 dk diyelim.

 

Mayıs ayının sonlarına doğru Güneş-Dünya-Jüpiter dizilimi doğrusal bir şekilde gerçekleşecek ve gaz devi Jüpiter’in tüm yüzeyi aydınlanmış olacak. “Karşı konum da nedir?” diyenler lütfen buraya buyursunlar… Fakat bu tarihin 20 gün önce ve sonrası da çekim için harika zamanlardır. Geçmişte çektiğim karşı konum fotoğraflarımın tamama yakını çektiğim diğer fotoğraflara göre daha başarılı olmuştur. Sözün özü bu dönemden de beklentim yüksek…

Bundan yaklaşık 1 hafta önce çektiğim Jüpiter çalışmasını da bu uzun hasret dönemine son vermek için hızlıca sizlerle paylaşıyorum.

Bu kareyi elde etmek için yaklaşık 1.5 saat video çektim. 10 dk ara ile 12 video kaydettim ki aşağıdaki gibi gezegenin dönüşünü sizinle paylaşayım. :)

Animation1

 

1.5 saatte aşağı yukarı bu kadar dönen Jüpiter bir tam dönüşünü yani 1 Jüpiter gününü 9 saat 55 dk 41 sn de tamamlıyor. Ayrıca Jüpiter’in dev kütlesi nedeniyle yüzeyindeki bir kişinin ağırlığı Dünyadaki ağırlığına göre 2.53 kat daha fazla olacaktı!!! Hem günler kısa hem de kilo problemi yaratan bu gezegene böyle uzaktan bakmak sanırım en iyisi…

Bu kaydı 28 cm aynalı teleskop (Celestron c11edge hd), zwo asi224mc renkli gezegen kamerası, 2x televue powermate (teleskobun odağını büyütmeye yarayan = görüntüyü kaliteden ödün vermeden büyüten bir araç), zwo adc (atmosferde ışığın kırılıp renklerin farklı noktalarda odağa varmasına neden olan hatayı telafi eden sihirli bir aparat ama ben kullanmayı henüz tam olarak öğrenemedim) ve baader iruv (infrared-ultraviyole) engelleyici filtre ile çektim.

Her bir kare için 3 dk (180 sn) video çektim. Saniyede 45 kare toplayarak bir videoyu ortalama 7000-8000 frame ile tamamladım. Bunların da en iyi %25′ ini kullanarak bu sonuçları elde ettim.

Bu işle çok ilgilenmeyenler için çok karmaşık geleceğine eminim… Beni şimdilik affedin çünkü ilerde mutlaka bu işleri nasıl yaptığımı sizlerle yine bu platformdan paylaşacağım. Sabredemezseniz bana aşağıdaki yorum bölümünden acil olarak ulaşabilirsiniz :)

Ayrıca yine eksik gördüğüm bazı noktalar  bulursam ki kesin bulurum bu yazının altına “ek” notu düşerek yazıyı daha da detaylandırabilirim muhtemelen… Siz ara ara bir göz atın olur mu?

Ayrıca sanmayın ki ben bu arada hep yattım, tembellik yaptım. Hayır! o kadar da değil, benim için gezegen çekmeye kıyasla daha kolay işler yaptım. Mesela Ay’ın önünden ne geçiyorsa çektim ki onları da ayrı bir yazı konusu olarak paylaşacağım fakat siz balkondanevrene takipçilerine özel olarak ufak bir teaser vereyim :)

8a418677-c73b-47ed-9fdf-bea09c03cfc9

Şu videoda dikkat ettiyseniz Ay, parçalı tutuluyor!!! Sağ alt köşedeki Dünyamızın gölgesi gözden kaçmasın lütfen…  Yani yatmadık! :) Hepsini anlatacağım, söz…

Bu uzun arayı telafi edecek kalitede olmasa da sizlerle paylaşmaktan keyif alacağım bir çalışmayı ve tecrübemi paylaşmanın mutluluğu ile hepinize tekrar merhaba!

Gökyüzünüz açık olsun!

Merkür Geçişinin ardından…

Merhaba,

Bir önemli gökyüzü olayını daha kayıt altına alabilmenin daha da önemlisi şahit olabilmenin, farkında olabilmenin mutluluğu ile yazıma başlamak istiyorum. Merkür Geçişi herşeyden önce uzun zaman sonra gerçekleştirdiğim en aktif gözlem tecrübelerimden bir tanesi oldu. Neredeyse tüm gün, hatta hazırlık dönemini de saysam 1.5 gün boyunca teleskobum, ekipmanlarım ve gökyüzü ile baş başa kaldım. Baştan belirteyim ki klasik blog yazıları gibi kısa bir yazı olmayacak… Bol fotoğraflı, bol detaylı bir yazı çıkarmayı, aslında bir gözlem raporu yayınlamayı planlıyorum. Şimdiden sabrınız için teşekkür ediyorum.

9 Mayıs 2016 Merkür geçişi için zaten günler öncesinden izin yazmıştım. Pazartesi gününe denk gelmesi bu nedenle benim gibi çalışan bir amatör astronom için sorun olmayacaktı. Ama çok daha önemli bir sorunum vardı ki o da maalesef Mayıs ayında Güneş’ in ufuktan çok yükseliyor olmasıydı. Normalde biz astrofotoğrafçılar çekeceğimiz cismin mümkün olduğunca başucu noktasına yakın olmasını severiz. Çünkü cisim ufuktan ne kadar yüksek ise atmosferden o kadar daha az seviyede olumsuz etkileniriz. Sebebi cisimden gelen fotonların atmosferimizde, ufka yakın bir cisme göre daha az bir mesafe kat etmesi ve bu sebeple daha az deforme olmasıdır. Normalde Güneş çok yüksekte diye sevinmem gerekirken, doğal olarak balkondan bu kadar yükseği göremiyor olmam sebebiyle, bu önemli olayı nereden çekebileceğim konusunda ciddi ciddi kafa yoruyordum. Tüm ekipmanları arabaya atıp şehirden biraz uzaklaşmak elbette en basit çözüm ancak tüm gün sürecek bir etkinlik için elektrik vs gibi sorunların her ne kadar akülerim tam dolu olsa da beni tatsız sürprizlerle üzmemesi için farklı bir yol arayışına girdim.

En güzel ve en pratik çözüm, aslında evimin bir üst katı olan bina çatısını kullanmak olacaktı. Ancak güvenlik sebebiyle kilitli olan çatının anahtarını almanın kolay olamayabileceğini düşündüm. Malum memlekette astronomiye bakış açısı belli. Ne yaptığımı dahi anlamayacakları için olumsuz yanıt almaktan çekiniyordum. Sonra, isteyenin bir yüzü karaymış diyerek çaldım yönetimin kapısını ve deli damgası yemeden anahtarı kapmayı başardım. Tabi bir de “başıma bir şey gelirse, damdan aşağı düşersem, sorumlusu benim” şeklinde dilekçeyi imzalayıp teslim etmemi istediler, onu da verdikten sonra artık çocuklar gibi şendim :)

Gözlem öncesi hazırlık amacıyla oluşturduğum “yapılacaklar listem” tek tek tamamlanıyordu. Şimdi sırada yeni aldığım ve ışık geçirgenliği daha önce kullandığım gözlem amaçlı olan Baader ND5.0 Visual Güneş filtresine göre daha fazla olan Baader ND3.8 Photographic filtreme eskisi gibi bir hücre yapmak vardı. Hemen aynı marangoz kardeşimin kapısını çaldım ve fotoğrafta görülen 2 çemberi hafif ama dayanıklı bir malzemeden kestirdim. (Sanırım kontraplak)

Böylece bu görev de tamamlanmıştı. Artık çatıyı keşfe çıkıp kuruluma başlayabilir, hatta geçiş öncesi Güneş üzerinde hangi ekipmanları kullanacağıma ve hangi açılarda (yakın, uzak) çekim yapacağıma karar vermeye başlayabilirdim. Tabi ben teleskobu kurana ve ıvır zıvır işlerle uğraşana kadar akşam olmuştu bile. Geçişin, bir sonraki gün saat 14:12 de başlayacak olmasının rahatlığı ile prova işini bir sonraki güne bırakıp ekipmanın yeni mekandaki fotoğraflarını çekmeye başladım. Açıkçası gittiğim gözlem etkinliklerindeki doğal mekanları saymazsam, hiçbir zaman bu şekilde tüm gökyüzünü görebildiğim bir mekanda teleskobu kurmamıştım. Bu nedenle halen çok mutluyum. Her ne kadar tek seferlik anahtarı almış olsam da ilerleyen zamanlarda ben bu anahtar işini de çözerim :)

E tabi hazır ekipman çatıda beni beklerken onu öylece bırakmak içimden gelmedi ve akşam ilerleyen saatlerde Jüpiter çekmek için çatıya çıktım. Bu yıl Jüpiter ufuktan çok yüksekte olduğu için yeni balkonumdan bu süper gaz devini maalesef çekemiyordum. Fırsatı değerlendirmek için çatıya çıktığımda çok fazla rüzgar olduğunu gördüm. Oturduğumuz Tuzla Aydıntepe bölgesi gerçekten çok rüzgar alıyor. Bölgedeki yüksek tepelerden birine de kurulu olduğu için mahalle daima bir rüzgar altında desem yeridir. Gördüğünüz gibi amatör astronomun dertleri bitmiyor :) NBu rüzgar altında bırakın bir şey çekmeyi, gezegeni kadrajda tutmak dahi imkansız bir konu. Hal böyle olunca, enerjimi ertesi güne saklamaya karar verip, ekipmanı güvenli bir şekilde sarıp sarmayarak yatmaya gittim.

Sabah kalkınca ilk işim çeşitli hava durumu sitelerinden (poseidon, accuweather vb.) bulut ve rüzgarlılık durumuna bakmak oldu. Sabah hava hafif bulutlu da olsa saat 14:00 civarı yani tam geçiş esnasında açık olarak görünüyordu. Ancak sabah neredeyse esmeyen rüzgarın yine tam geçiş sırasında coşmaya başlayacağı da yazıyordu :( Yapacak bir şey yoktu, ben elimden geleni yapıp hazırlığımı yapmıştım. Artık gerisi gökyüzüne kalmıştı… Geçişe saatler kala ekipmanı hazır hale getirmek için çatıya çıktım ve mesaiye başladım. Bir sonraki geçiş 2019 ve 2032 yıllarının Kasım aylarında olacaktı. Kasım’ da hava durumunun izin vermeme olasılığı çok yüksek olduğu için açıkçası çok heyecanlıydım. 2012 yılındaki Venüs geçişini fotoğraflarken yaptığım hatalardan ders çıkarmıştım ve çok daha fazla tecrübe sahibi bir amatör astronom olarak yine de heyecanım doruktaydı. Zaten güzel olan da bu heyecanın hiç kaybolmaması…

Geçiş 14:12 de başlayacaktı ve amacım tam giriş anının bir videosunu kaydetmekti. Sonraki kısımlar için de o günlerde Güneş üzerinde görülebilen lekelerle Merkür’ ün bir hatıra fotoğrafını çekip, akşam Güneş batarken de Sabiha Gökçen havalimanına inen uçakları Güneş’ in önünden geçirmeyi planlıyordum. Çekim planım bu şekildeydi ve planlarım kısmen tuttu diyebilirim :)

Tübitak’ ın hazırladığı geçiş yolunu gösteren çalışma

Yeni Güneş Filtremi teleskoba takıp, elimdeki diğer renk filtrelerini de kameramın önünde takarak görüntü nasıl oluyor onu deniyordum. Her filtre ışığın farklı bir dalga boyunu süzdüğü için görüntüdeki detaylarda bir birinden farklı oluyorlardı. Testler sonucunda Astrodon marka Kırmızı (R) ve Yeşil (G) filtrelerin en iyi sonucu verdiğini gördüm. Yeşil filtre biraz daha gönlümü çaldı aslında. Çekimleri onunla yapmaya karar verdim.

Geçiş 1-1,5 saat kala bulut durumu pek de ümit vermiyordu. Fotoğraftaki gibi ince bir tabaka gökyüzünü kapladığı gibi, Güneyden, Bursa semalarından da sevimsiz, yoğun bulutlar yaklaşıyordu.

Dediğim gibi gökyüzüne güvenmekten başka yapacak birşeyim yoktu. Ben hazırdım, Merkür ve Güneş de hazırdı :) Bulutların insafına kalmıştık. Türkiye’ nin farklı bölgelerinde bu olayı görüntülemek için pusuya yatmış diğer amatörlerle sürekli bir telefon trafiği ile birbirimize bilgi aktarıyorduk Güneydekiler havanın açtığını haber veriyorlardı. Demek ki kısa bir bulutluluk ardından burada da hava tam anlamıyla açacaktı çünkü rüzgar Güney’ den esiyordu.

Ve beklenen an yaklaşmış, saatler 14:00 gelip çatmıştı. Son 12 dk içine girmiştim. Ne kadar hazır olsam da nadir bir gök olayına şahit olacak olmam sebebiyle kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. :) Bir aksilik olma ihtimali, bilgisayarın durduk yere bozulma riski, akünün çat diye bitme riski aklımdan geçip duruyordu. Bunların hepsi için önlemimi günler öncesinden almama rağmen yine de heyecan doruktaydı. Ve saatler 14:12′ ye vurduğunda Merkür Gezegeni Güneş’ in çeperinden kendini belli etmeye başlamıştı. Video boyutlarının çok yüksek olması sebebiyle, biraz küçülmüş haliyle giriş anını görebileceğiniz bir videoyu paylaşıyorum. Biraz sabırlı olursanız ya da sabredemez ileri sararsanız sol alttan sahneye giren Merkür’ ü görebilirsiniz.

Gün boyunca yaklaşık 140 GB’ a denk gelecek kadar tahmini 40-50 adet video aldım. Maalesef büyük bölümü rüzgar sebebiyle aşırı hareketli ve bu nedenle bunları işleyip düzgün bir sonuç çıkartmak çok zor. Rüzgar sebebiyle de zaten büyütme faktörünü çok fazla arttırıp yakın çekim yapamadım. Daha doğrusu büyütme yaptıklarım sadece hatıra olarak kalacak, güzel bir fotoğraf çıkartmak çok zor.

Ekran Resmi 2016-05-19 11.58.03

Ancak içlerinden en iyi bulduğum 2 tanesini işledim ve açıkçası bu sonuçlar benim için yeterli ve tatmin edici sonuçlar oldu. Umarım siz de beğenirsiniz. İlkinde giriş anının hemen ardından çektiğim ve Güneş’ in küreselliğinin de belli olduğu bir açıda, diğerinde ise Güneş lekelerinin de görülebildiği bir açıda Merkür’ ün görebiliyoruz. Güneş’ in yüzeyindeki detayı bu kadar iyi alabilmemin sebebi olarak hem daha çok geçirgenliği olan ND3.8 filtreyi hem de Astrodon Yeşil (G) renk filtresini görüyorum. ASI120MM kameram ile daha önce Güneş çekip çekmediğimi hatırlayamadığım için o faktörün etkisinden şimdilik emin değilim.

13198383_168635296867633_1207434236006698323_o

13147369_168635226867640_6576359706134434153_o

Geçiş sonrası 2. gün akşam oturup tüm videoları tek tek izledim. Kiminden kuşlar da geçmiş :) Ayrıca Merkür’ ün Güneş Lekelerinin yakınından geçtiği çok sayıda video var. Belki bunlardan bir animasyon da yapabilirim ilerleyen günlerde…

Geçişin sonlarında doğru yani Güneş batmaya yakın eşim de gözlem etkinliğime katıldı. Onunla birlikte bu sefer gözlem yapılabilen filtremizi takıp geçişi gözle izlemeye devam ettik. Açıkçası işin gözlem tarafı da çok çok keyifli idi. Yaklaşık yarım saat kadar bu şekilde gözlem yaptık.

img_0735

Ve benim için bir hırsa dönüşen, Güneş’ in önünden geçen bir uçağı çekebilme konusu için vakit gelmiş, Güneş ufka yaklaştığı için Sabiha Gökçen Havalimanına inen uçakların yaklaşma seviyesine kadar inmişti. Sabırla 4-5 uçağın inmesini bekledikten sonra nihayet Güneş tam olması gereken yüksekliğe inmiş ve beklenen an gelmişti. Sonrasında olanlar için sözü videoya bırakıyorum :

Muhteşem bir video olmuştu ancak maalesef tam o sırada Güneş’ in önündeki bulutlar sebebiyle Merkür ve lekeler görünmez olmuştu. Olsun ne yapalım… Kısmet! Günün sonunda harddiskimde bu önemli olaya ait kayıtlar, hafızamda gözlerimle gördüğüm geçiş anına ait süper görüntüler, hoş anılar, inanılmaz bir yorgunluk ve tüm gün Güneş altında kalmam sonucu esmerleşmiş bir tenle evimize döndük. :)

Umarım sizlerde bir şekilde bu geçişi gözlemleme fırsatı bulmuşsunuzdur. Bulamayanlar için neler olup bittiğini bir amatör astronomun gözünden elimden geldiğince detaylıca aktarmaya çalıştım.

Gökyüzünüz açık olsun!

Görüşmek üzere…

 

 

 

Gökyüzünün en güzeli Saturn

Bu yıl Saturn o muhteşem halkalarını tüm güzelliği ile gözler önüne serecek. Yörünge açılarımız arasındaki fark nedeniyle bakış açımız halkaları biraz daha yatık görmeye elverişli hale geliyor. Ben de 23 Mayıs gecesi kötü havalara ve hayat koşturmacasına meydan okudum ve gökyüzünün en güzelinden bir kareyi ölümsüzleştirdim. Tabi kare dediğimi bakmayın, gezegen fotoğrafçılığında önce video çekip ardından bunu çeşitli yazılımlar yardımıyla fotoğraf haline getiriyoruz. Bunun sebebi atmosferimizin sürekli hareket halinde olması ve bize çok uzaklardan gelen ışığı eğip bükmesi… Yüksek hızda video çektiğimiz zaman atmosferin nadiren sakin olduğu o bir kaç anı yakalayıp ardından bu anlardaki gezegen görüntülerini üst üste bindiriyor yani istifliyoruz (stacking)

Belki çektiklerimin en iyisi değil ama yine de 2015′ in ilk eli yüzü düzgün Saturn fotoğrafı olması sebebiyle paylaşmak istedim. Umarım bu yıl daha iyilerini çekebilirim.

Jüpiter 2014 sezon açılışı

2013 yılı çalışmalarıma baktığımda, Satürn karşı konum fotoğrafı ve son aylarda çektiğim bir kaç Ay fotoğrafı dışında maalesef çok verimli geçmedi. Hem havalar çok kötüydü hem de bir türlü zaman yaratıp çekim yapamadım. Daha doğrusu istediğim kadar çekemedim diyelim…

2014 yılında bunun olmasına müsaade etmeyeceğim diyerek yıla başladım. Hatta sırf teleskobu kurup kaldırmaktan üşenmeyeyim diye kundak ve optik tüpü balkonda bırakıp üzerini örtüyorum. Bu aynı zamanda aynanın ortam sıcaklığına ulaşması konusunda da ciddi avantaj sağlıyor.

11 Ocak Cumartesi’ yi Pazar’ a bağlayan gece önce Ay, sonra da Jüpiter çekmeye karar verdim. Ay fotoğraflarını ayrıca paylaşacağım. C11 Edge HD ile ilk düzgün Jüpiter çalışmam oldu bu aynı zamanda. Gece boyunca 8 set (bir set Infrared, kırmızı, yeşil ve mavi ışığı daha doğrusu dalga boyunu geçiren fü4 filtre şle çekimden oluşuyor) Jüpiter videosu çektim. Callisto’ da gecenin ilerleyen saatlerinde kadraja girdi.

Burada Callisto’ nun da olduğu ve IR dalga boyunu geçiren filtre ile çekilmiş bir animasyonu görebilirsiniz. Açıkçası daha önce bir uyduyu bu kadar küresel ve net çekememiştim. C11 Edge HD teleskobun aynası, Orion 10″ Newtonian’ ın aynasından sanırım çok daha kaliteli… Üzerine tıklarsanız gerçek boyutta izleyebilirsiniz.

Jup and Callisto IR animation

Jüpiter bu yıl oldukça yükseliyor. Maksimum 71 derecelere çıkan gezegeni maalesef balkonda çalışmam ve bu balkonun da bir tavana sahip olması nedeniyle(!) :) bu kadar yüksekte iken çekemiyorum. Benim görüş alanıma biraz batıya yaklaştığında 55-60 derecelerde iken girebiliyor. Bu da fena bir yükseklik sayılmaz ama elbette bir 71 derece değil…

8 set videoyu işlemeyi henüz tam olarak bitiremedim ancak ilk sonuçları paylaşmak ve blogumun 2014 yılındaki ilk yazısını paylaşmak içim biraz acele etmekten sanırım bir zarar gelmez :)

2014-01-11-C11-ZWO-Web

Bu vesile ile tüm gökyüzü sevdalılarının 2014 yılını kutlarım …

Clavius Krateri ve Düz Duvar (Rupes Recta)

12 Kasım akşamı teleskobumu Ay’ a çevirip seeing’ in (atmosferik görüş) iyi olduğu görünce Kopernik kraterinin dışında her Ay meraklısının çok sevdiği Clavius ve Düz Duvar (Rupes Recta) bölgelerini de çektim. Özellikle Düz Duvarı güzelce çekmek için bir ay içinde yalnızca 4 gün olduğu düşünülürse bu fırsat kaçmazdı. Düz Duvar’ ı elbette istediğiniz zaman çekebilirsiniz ancak o duvarın gölgesinin oluşup duvarın duvar olduğunun anlaşılabilmesi için Güneş ışınlarının belli bir açı ile gelmesi gerekir.  Aslında bu bir duvar ya da uçurum değil…

Uzunluğu 110, genişliği ise 2-3 km kadar, yüksekliği ise 250-300 m (5 Boğaz Köprüsü yüksekliğinde) 2-3 km genişlikte 250 – 300 m lik yüksek farkını düşünürseniz aslında bir uçurum değil tabiri caizse bir bayır söz konusu…

AI_5_1,7_web

Clavius bölgesini tek çekmeyi çok sevmiyorum. Büyük bir krater olduğu bence güzelliği tek karede çıkmıyor. Mozaik yapıp çevresini de görüntüleyince manzaranın daha iyi anlaşıldığını düşünüyorum. Bu mozaik 7 farklı kareden oluşuyor ancak iş bittikten sonra farkettim ki kraterin alt bölgelerini de çekseymişim çok daha güzel olacakmış. Fotoğrafın üzerine tıklayarak daha büyük çözünürlüklü haline bakmanızı tavsiye ederim.

AI_5_1,7_stitch_PS_web

ASI1200MM model kamera Ay fotoğrafları için biçilmiş kaftan. 1280×960 çözünürlüğü ile çok geniş bir alanı tek seferde çekme imkanı tanıyor. Ancak geçici olarak kullandığım Intel Celeron işlemcili minik bilgisayar ile bu 7 kareyi ve diğer 2 fotoğrafı bitirmek için sanırım 8 saat geçirdim…

IMG_5374

Ekipman ve yazılım detayları: C11 Edge HD, Orion Atlas Kundak, ZWO ASI1200MM, Baader IRPass Filtre, Televue 2.5x Powermate, 300/3000 Frame, AS!2, Astra Image, PS CS6

Istanbul, Türkiye

Gökyüzünüz açık olsun…

26 Mayıs 2013 – Saturn

26 Mayıs gecesi harika olmasa da güzel bir görüş vardı. Kaydettiğim 1 set IR-R-G-B kanal videolarından aşağıdaki sonucu elde ettim. Filtre tekeri Orion marka manuel teker, Filtreler ise Baader IR Pass 652nm ve Astrodon RGB.

IRRGB-26052013-SATURN

Karşı konumdaki Satürn

Fotoğrafçılar iyi bilir. Bir cismin fotoğrafını çekebilmek için normal şartlar altında ışığı arkamıza almak isteriz ki hedefin her tarafı aydınlansın. Bu işlemi yapmak normal şartlar altında kolaydır. Ya fotoğrafçı ya ışık kaynağı ya da hedef hareket ettirilerek bu ışık-fotoğrafçı-hedef doğrusu sağlanabilir. Peki ya bir gezegenden başka bir gezegeni çekmeye çalışıyorsanız ne yapacaksınız? :) Güneş’ i mi (ışık) oynatalım, fotoğrafçıyı mı (dünya) yoksa hedefi mi (hedef gezegen)…?

Neyse ki Güneş Sistemimiz dinamik bir yapıya sahip ve hareket halinde. Hepimizin bildiği gibi dünyamız 1 yıl içerisinde Güneş’ in etrafını tam olarak dolaşmaktadır. İşte bu sayede yılda yalnızca 1 kez de olsa bu doğrusallık sağlanmakta ve gezegen fotoğrafçılığı için bulunmaz bir fırsat doğmaktadır. Bu durum geçtiğimiz Pazar akşamı yani 28 Nisan gecesi Saturn için gerçekleşti. Aşağıda temsili olarak göreceğiniz görüntü de olduğu gibi Dünyamız, Saturn ile Güneş’ in tam arasında kaldı ve Saturn’ un Güneş’ e bakan tüm yüzeyi, halkaları tam olarak aydınlanmış oldu. E tabi ben de boş durmadım :)

Opposition Temsili

Sabah Antalya’ dan gelmeme ve çok çok yorgun olmama rağmen bu fırsatı kaçırmak istemedim ve akşam havanın kararmasından biraz önce sistemi kurdum. Hava kararıp Saturn ufuktan 20 derece kadar yükselince önce gözlem yapmak istedim. 240x büyütme ile Saturn uyduları ile birlikte gayet güzel görünüyordu. Daha sonra büyütmeyi bir miktar daha yükselterek 400x büyütme faktörü ile gezegeni gözledim. Bu sırada teleskobuma 5X Powermate ve 10X Televue Plossl takılı idi. Gerçekten devasa Saturn merceği dolduruyor ve eşimle bana harika bir göz ziyafeti çektiriyordu. Gezegenin bir miktar daha yükselmesi için beklemeye koyuldum. Gezegen fotoğrafçılığında çekeceğiniz cismin ufuktan yüksek olması tercih edilir çünkü bu durumda gezegenden gelen ışık atmosferimizin bozucu etkilerine daha az maruz kalır. O gece Saturn maksimum 37 derece yüksekliğe çıkacaktı ve ben de tam olarak o sırada çekecektim güzeller güzeli gezegeni.

Fakat saat ilerledikçe gökyüzünü ince bir sis tabakası kaplamaya başladı. Geçirgenlik kötü bir hal alıyordu. Hatta az önce doğan Ay’ ın çevresinde bu etki çok net görülebiliyordu. Yine de yılmadım ve iyi kötü bir kayıt almak için işe koyuldum. Atmosferik görüşün (seeing) bu sürede biraz bozulduğunu görünce 2.5x powermate ile yani daha düşük büyüme ile kayda başladım. Fena değildi. Aşağıdaki kalitede bir video elde ettim. Ve bu şekilde tam 2 Set video çektim. Aşağıdaki video yalnızca infrared ışığı geçiren bir filtre ile çekildi. Marka ve Modeli Astronomik IR Pro 807 dir.

Bu şekilde bir müddet çekim yaptıktan sonra Ay’ ın etrafındaki halenin kaybolduğunu ve ayrıca videodaki gezegenin de gayet net görünmeye başladığı gördüm. Elbette bu fırsat kaçmazdı. Hemen daha yüksek büyütmeli powermate’ i yani 5x Televue marka powermate’ i takarak büyütmeyi yükselttim. Görüntü gerçekten de fena değildi. Tam olarak şöyleydi;

Bu şekilde de tam 2 set renk filtelerimle kayıt aldım. Kullandığım kamera renksiz bir kamera bu bilinçli bir tercih ve bir avantaj. Ben kameranın önünde renk filtreleri koyarak çok daha yüksek çözünürlükte kayıt alıyorum ve daha sonra bunları çeşitli yazılımlarla (FireCapture, Registax, WinJupos,Astra Image ve Photoshop) işleyip nihai sonuca ulaşıyorum. Elbette renkli kameraya göre daha çok yoruyor ama kesinlikle bu yorgunluğa değecek sonuçları da veriyor.

Sözü daha fazla uzatmadan bu önemli olayı tarihe nasıl not düştüğümüze bakalım isterseniz… Açıkçası sonuç beni oldukça mutlu etti…

RGB Saturn Opposition_Ethem Hoca_2013-04-28-2232-2

Saturn Opposition 2013-2804-Web-İmzalı

Bir başka macerada görüşmek üzere…